Nurlu kapıların Cennet Havarisine!..

Çok güzel bir birlikteliğin koynundayız…
Kimilerinin düşlerinde dahi görmediği, kimbilir göremeyeceği gerçekliklerdeyiz…

Bunun bir bedeli var; ödedik, ödüyoruz…

 

 

Ama bedelin ne olduğunu karıştırmamak gerek; şevkimizi kaybetmek, güzelliğimizin tohumlarını ekmemek değildir bedel!
Daha az anlaşılacak, daha az insan ile paylaşabileceğiz Cennetimizi… Daha kırılgan olacağız belki, çünkü beklenilmeyen tepkiler, insanların ikiyüzlülükleri daha da acıtacak içimizi… Beyaz kağıttaki siyah noktalar daha belirgin olur… Önceden görmediklerimizi görecek, önemsemediklerimiz artık üzecek… Zamanla hem siyah noktalar azalacak (üfleyeceğiz), hem artık küçücük görünecek, güleceğiz onlara…

Yapacağımız çok iş, alacağımız çok yol var…
Oyalanmayalım “küçük siyah noktalarla”…
Yaşadıklarımız, rüyalarımızı pekiştirmek için sunuluyor önümüze… Engel olsun diye değil…

Şimdi…
Var olan en güzel ve değerli kitabının bir sayfasını daha çevir, arkanda kalsın dün… Aldığımız bir ders var ise, zihnimize yazalım… Ama olayı, kişileri bir önceki sayfada bırakalım… Zira onlar bu dersi bize vermek için görevliydiler, belki de kendilerini feda ettiler…

Sonra…
Cennetimizde davetler vereceğiz DOSTlarla…
Diğerlerinin hayal edemeyecekleri buluşmalar…
Kainat Güzelleri“…

Yunus’tan bitirelim sözü:

Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz kandan gelir
Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir

Benden Bana |