İrem Bağı
Ekleyen Ufuk Agun - 05 Ara 2006 03:03 pm
İlhan İrem’in 1985 yılında kurduğu İrem Bağı nihayet faaliyete geçeceğini duyurdu. Hemen her sanatçının bir Fan kulübünun olduğu yetmişli yıllardan bu yana açılan ilk fan klüp niteliğini taşıyan İrem Bağı’nın üyelere kimlik kartı, imzalı fotoğraf gönderilmesi, konserlerde indirim sağlanması, İlhan İrem’in kaset ve kitaplarında indirim sağlanması gibi bilinen fan klüp etkinliklerinin yanı sıra tüm insanların kardeşçe yaşadığı bir sevgi atmosferi gerçekleştirmeye çalışacağını açıklayan basın duyurusunda, “bizce en büyük gerçek yaşamın içinde hissedilerek aksiyona sokulan evrensel sevgi enerjisidir… Herkes kendi gerçeğini yaşar ve evrende tüm ihtimaller gerçektir. Bizim de onların gerçeklerine, bize zararları dokunmadığı sürece saygı duymamız gereklidir” deniyor.
Tahmin edileceği gibi İrem Bağı’nın sloganı “Işık ve Sevgiyle …” İrem Bağı ile ilgili daha geniş bilgi almak isteyenler aşağıdaki adreslere yazabilirler;
PK.18 Ataköy (Aykut Antmen),
PK.39 Kızıltoprak (Murat Ağcabay),
PK.211 Aksaray (Celal Kodamanoğlu)Haziran 1990
Boom Müzik Dergisi
Not: İrem Bağı, 1985 yılında bir araya gelmiş İlhan İrem dinleyicileri tarafından oluşturulmuştu. Yani, yukarıdaki 1990 yılına ait haberde belirtildiği gibi İlhan İrem tarafından kurulmamıştır.
1980’li yıllar, Pencere, Köprü ve Ötesi üçlemesinin ve kitabının yayımlandığı, İlhan İrem’in, aslında her şeyin başlangıcı olan “Ben kimim?” sorusuyla başlayan hayatı sorgulayıp açılımlarını anlattığı zamanlar. Son albümüyle halen üzerinde durduğu “Ötesi”ne dair tohumların yeşerdiği ve çevresine yansımaya başladığı yıllar… İşte daha o zamanlarda, bizlerin halen kavrayamadığı bu açılımları yüreklerine eken “Birileri” 20 yıl öncesinin olanaklarına göre çok güzel çalışmalara imza atmışlardır. “Sevecen” dergisinin yayınlanması bunların başında sayılabilir. Işık ve sevgiyle felsefesinin, bugünkü etki alanı bu kadar geniş ise, 1985 yılında bir araya gelmiş olan o kişilerin bunda büyük emeği vardır.
Sadece bu felsefenin yayılması değil, İlhan İrem’in o dönemlerden bu yana, iç uzaylarına çekilerek yarattığı muhteşem yapıtlarda da o güzel Yüreklerin etkisi yadsınamaz. Şöyle ki, İlhan İrem’in o yıllardaki populerliği sonrasında kapılarını medyaya ve şarlatan dahilere kapatması sonucunda, asılsız iddia ve karalamalardan korunmasında mücadele vermişlerdir. Bu bağ olmasa, halen “Konuşamıyorum” şarkısının, kendisiyle birlikte Boğaz Köprüsü’nden intihar etmeye ikna ettiği sevgilisinin aşağıya atlaması, ancak kendisinin atlamaması sonrasında yazdığını bir doğru olarak kabul edebilirdik. Bu ve benzeri pek çok asılsız haber İrem Bağı olgusunun temelini atan kişiler ve sonrasında “açılımları yüreklerine eken” başka “Birileri” sayesinde engellendi, engelleniyor… Bu bağ her geçen gün büyüyor… büyüyor…
İrem Bağı, “…Herkes kendi gerçeğini yaşar ve evrende tüm ihtimaller gerçektir…” diyor ilk basın duyurusunda. Benzer gerçekliklere sahip insanların bir bütünü oluşturduğu hissediş birlikteliğidir İrem Bağı…
Bugün, 1985 yılında ilk gülücükleri yaşamış, kimi aramızda olmayan o büyük insanların hissedişlerine sahip binlerce Sevecen var. O sevecenler, türlü ortamlarda çıkan asılsız haberlerle, Işık ve Sevgiyle felsefesini kişisel menfaatleri uğruna kullanmaya çalışanlarla, bu felsefeyi ısrarla çıkmaz serüvenlere sürükleme niyetinde olanlarla mücadele ediyor… O sevecenler, İrem’in tüm üretimlerine ulaşmaya çalışıyor, daha iyi kavramaya gayret gösteriyor, araştırıyor, kendisini geliştiriyor. Romantik aşk şarkılarıyla başlayan büyü, her geçen gün anlatılmaz senfonilere dönüşüyor. Kendi içinde evrim geçiriyor pek çok Sevecen. İlhan İrem dinlemeye başladığımız gün ile bugünü karşılaştırırsak tarifi zor değişimler geçirmiş olduğumuzu farkedeceğiz.
İlhan İrem, fiziksel bedeninden sıyrılacak bir gün… O’na olan sevgimiz, yolundan edemeyecek yolcuyu… Işık ve Sevgiyle, bizlere bırakılmış bir emanet olacak, sonrakilere teslim etmek üzere…
İrem Bağı; Bir hissediş birlikteliği…
Evrensel sevginin ışıklı neferleri…
En gencinden, yaşı en ileri olanına aynı büyülü nefesi içine çekenlerdir onlar…
Benim, Sensin, Biziz!..
Et ile tırnak bütündür… Yaşadığımız coşkular, yaptığımız buluşmalar, yazdığımız yazılar İrem’in bahçesine ekilen güllerdir…
Yabani otlar tutuşacaktır…
Işık ve Sevgiyle…
Ağustos 2006
Merhabalar
İnternette ismimin taramasını yaparken, İrem bağında ismimim çıkması dikkatimi çekti!
evet, açtım ve okudum, gerilere döndüm,tam 20 yıl öncesine, koca bir yirmi yıl, neredeyse çeyrek asır, o zamanlar 25.li yaşlardaydık, şimdi elliye merdiven dayadık.
Bu İrem bağı o zamanlarla mesleğinin zirvesinde olan sayın İlhan İrem’in katkılarıyla, asla vede asla hiçbir çıkar düşünmeksizin sadece iyi niyetle kurulmuş bir fankulüptü, İlhan İrem beyi hiç tanımam, o zamanlar çalışmakta olduğum, Bilinmeyen Dergisinde bir kez tanışmıştık, eğer hafızam beni yanıltmıyorsa İlhan bey o zamanlar Rumeli Hisarı civarında otururdu, Aykut Antmen arkadaşımız kendisiyle yakından tanışır, evine gider, ondan imzalı resim ve kitaplar alır, bunu üyelerimize ücretsiz dağıtırdık.
Sonra ne mi oldu ?
Koskoca bir hiç,
Yalan dünya, Aykut Antmen Arkadaşımız, genç yaşta, henüz 25.de, adını bile anmak istemediğim bir hastalıktan yaşamını yitirdi, Murat Ağacabeyi’i bilemiyorum, belki hayattadır.
Ben ise basında ayrı bir kulvara geçtim, bulmacaya o yıllar amatörce başladım, şimdi ise kulvarımda tartışılmaz bir imzaya sahip oldum, Akşam gazete grubundayım.
İrem bağının devam etmesi beni sevindirdi, bizler o bayrağı farkında olmadan başkalarına devretmişiz ne mutlu, başarılar, başarılar, herkese başarılar,
Saygılarımla
Celal Kodamanoğlu
ckodaman@superbulmaca.com
irem bağı yaşamalı
gençlerin karanlıkları mutsuzlukları bitmeli
sevecenimizi daha çok görmeliyiz gerçi onunla beraber olmak için görmeye hiç gerek yok yüreklerimiz beraber
Herkesi sebilhane bardağı gibi aynı yapmaya çalışan sistemin içinde biraz sıradışı,azıcık ta aykırı olabilmenin huzurunu yaşayabileceğimiz bir ortam olduğunu düşünüyorum İrem Bağı’nın. Karşılık beklemeden başkasına iyilik yapmak gibi artık bu dünyaya ait olmayan güzellikleri barındırdığı sürece bu öğreti, bu ilham, bu haz dünyası güzel kalacaktır.Zaten üç günlük olan,birçokları için de ikisi harcanmış olan bu yalan dünyada aslında ne kadar da küçücük olduğumuzu unutmayalım. E biz zaten küçüksek,bizlerin parçaları olan sorunlarımız daha da küçüktür. Bu kadar küçük şeylerden kormayalım o zaman. Işık ve sevgiyle..
uzun zaman oldu,sanirim bi on-onbesyil kadar ilhan iremden ayrilali. en son ucun kuslar ucun albümünü almistim(sartli refleks albümden aklimda kalan)yaklasik on yildir otuz yasindan bu yana yurt disinda viyana da yasiyorum,buraya geldikten sonra evlendim bi kzim oldu adi Irem erkek olsaydi adi ilhan mi olurdu?? bilmem..neyse konu bu degil giris kismini gecelim gecenlerde kanallari gezerken ilhan irem in giyabinda bi tv programina rastladim,sasirdim tabii yani adam sirra kadem basti irem baginida takip etmedigim icin hakkinda haber almak ne mümkün,programa katilan zat adi su an aklimda degil ilhan irem adina konusuyo görüntüsündeydi hatta bu konuda elestiri mail leride aldilar ne kadarini bize aktardilar bilemiyorum,uzun lafin kisasi bana biraz tuhaf geldi “giyabinda tv programi” ya bu adam bi defa da bir defaligina bi yere ciksin bu kadar seveni var kendinden bi haber versin neler yapiyor bilelim…yani sagdan soldan uydurma haberler duyup inanmiyalim yok hasta,yok köprüden atladi bu sarkiyi öyle yapti filan NOT:benimle yazismak isteyenlerle (ilhan irem hakkinda bilgi alisverisi)seve seve hoscakalin isik ve sevgiyle..
İREM BAĞI Bizler var oldukça devam edecek ve tüm sevecenlerin ortak noktası olarak kalacaktır.
Belli dönemlerde kurulan ve kapanan siteler Yürek Büyüsü nün uzantılarıdır.
İlhan İrem ve tüm Sevecenlere Sevgi dolu hayat diliyorum.
Işık ve Sevgiyle kalın.