İlhan İrem’in 1985 yılında kurduğu İrem Bağı nihayet faaliyete geçeceğini duyurdu. Hemen her sanatçının bir Fan kulübünun olduğu yetmişli yıllardan bu yana açılan ilk fan klüp niteliğini taşıyan İrem Bağı’nın üyelere kimlik kartı, imzalı fotoğraf gönderilmesi, konserlerde indirim sağlanması, İlhan İrem’in kaset ve kitaplarında indirim sağlanması gibi bilinen fan klüp etkinliklerinin yanı sıra tüm insanların kardeşçe yaşadığı bir sevgi atmosferi gerçekleştirmeye çalışacağını açıklayan basın duyurusunda, “bizce en büyük gerçek yaşamın içinde hissedilerek aksiyona sokulan evrensel sevgi enerjisidir… Herkes kendi gerçeğini yaşar ve evrende tüm ihtimaller gerçektir. Bizim de onların gerçeklerine, bize zararları dokunmadığı sürece saygı duymamız gereklidir” deniyor.

Tahmin edileceği gibi İrem Bağı’nın sloganı “Işık ve Sevgiyle …” İrem Bağı ile ilgili daha geniş bilgi almak isteyenler aşağıdaki adreslere yazabilirler;
PK.18 Ataköy (Aykut Antmen),
PK.39 Kızıltoprak (Murat Ağcabay),
PK.211 Aksaray (Celal Kodamanoğlu)

Haziran 1990
Boom Müzik Dergisi

Not: İrem Bağı, 1985 yılında bir araya gelmiş İlhan İrem dinleyicileri tarafından oluşturulmuştu. Yani, yukarıdaki 1990 yılına ait haberde belirtildiği gibi İlhan İrem tarafından kurulmamıştır.

1980’li yıllar, Pencere, Köprü ve Ötesi üçlemesinin ve kitabının yayımlandığı, İlhan İrem’in, aslında her şeyin başlangıcı olan “Ben kimim?” sorusuyla başlayan hayatı sorgulayıp açılımlarını anlattığı zamanlar. Son albümüyle halen üzerinde durduğu “Ötesi”ne dair tohumların yeşerdiği ve çevresine yansımaya başladığı yıllar… İşte daha o zamanlarda, bizlerin halen kavrayamadığı bu açılımları yüreklerine eken “Birileri” 20 yıl öncesinin olanaklarına göre çok güzel çalışmalara imza atmışlardır. “Sevecen” dergisinin yayınlanması bunların başında sayılabilir. Işık ve sevgiyle felsefesinin, bugünkü etki alanı bu kadar geniş ise, 1985 yılında bir araya gelmiş olan o kişilerin bunda büyük emeği vardır.

Sadece bu felsefenin yayılması değil, İlhan İrem’in o dönemlerden bu yana, iç uzaylarına çekilerek yarattığı muhteşem yapıtlarda da o güzel Yüreklerin etkisi yadsınamaz. Şöyle ki, İlhan İrem’in o yıllardaki populerliği sonrasında kapılarını medyaya ve şarlatan dahilere kapatması sonucunda, asılsız iddia ve karalamalardan korunmasında mücadele vermişlerdir. Bu bağ olmasa, halen “Konuşamıyorum” şarkısının, kendisiyle birlikte Boğaz Köprüsü’nden intihar etmeye ikna ettiği sevgilisinin aşağıya atlaması, ancak kendisinin atlamaması sonrasında yazdığını bir doğru olarak kabul edebilirdik. Bu ve benzeri pek çok asılsız haber İrem Bağı olgusunun temelini atan kişiler ve sonrasında “açılımları yüreklerine eken” başka “Birileri” sayesinde engellendi, engelleniyor… Bu bağ her geçen gün büyüyor… büyüyor…

İrem Bağı, “…Herkes kendi gerçeğini yaşar ve evrende tüm ihtimaller gerçektir…” diyor ilk basın duyurusunda. Benzer gerçekliklere sahip insanların bir bütünü oluşturduğu hissediş birlikteliğidir İrem Bağı…

Bugün, 1985 yılında ilk gülücükleri yaşamış, kimi aramızda olmayan o büyük insanların hissedişlerine sahip binlerce Sevecen var. O sevecenler, türlü ortamlarda çıkan asılsız haberlerle, Işık ve Sevgiyle felsefesini kişisel menfaatleri uğruna kullanmaya çalışanlarla, bu felsefeyi ısrarla çıkmaz serüvenlere sürükleme niyetinde olanlarla mücadele ediyor… O sevecenler, İrem’in tüm üretimlerine ulaşmaya çalışıyor, daha iyi kavramaya gayret gösteriyor, araştırıyor, kendisini geliştiriyor. Romantik aşk şarkılarıyla başlayan büyü, her geçen gün anlatılmaz senfonilere dönüşüyor. Kendi içinde evrim geçiriyor pek çok Sevecen. İlhan İrem dinlemeye başladığımız gün ile bugünü karşılaştırırsak tarifi zor değişimler geçirmiş olduğumuzu farkedeceğiz.

İlhan İrem, fiziksel bedeninden sıyrılacak bir gün… O’na olan sevgimiz, yolundan edemeyecek yolcuyu… Işık ve Sevgiyle, bizlere bırakılmış bir emanet olacak, sonrakilere teslim etmek üzere…

İrem Bağı; Bir hissediş birlikteliği…
Evrensel sevginin ışıklı neferleri…
En gencinden, yaşı en ileri olanına aynı büyülü nefesi içine çekenlerdir onlar…
Benim, Sensin, Biziz!..

Et ile tırnak bütündür… Yaşadığımız coşkular, yaptığımız buluşmalar, yazdığımız yazılar İrem’in bahçesine ekilen güllerdir…
Yabani otlar tutuşacaktır…

Işık ve Sevgiyle…

Ağustos 2006

İlhan İrem |