<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Benden Bana...</title>
	<atom:link href="http://ufuk.agun.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ufuk.agun.org</link>
	<description>Çığlığım Yankılansa...</description>
	<pubDate>Sat, 07 Jun 2008 11:42:46 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Zaman&#8230;</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/zaman</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/zaman#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2008 11:42:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/zaman</guid>
		<description><![CDATA[Zaman nasıl da geçmiş&#8230;
Bir yıldan uzun süredir yorumlar harici klavye oynamamış bu sayfada&#8230; 
Biraz daha izin istiyorum, belki küllerimden yeniden doğmak için&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman nasıl da geçmiş&#8230;<br />
Bir yıldan uzun süredir yorumlar harici klavye oynamamış bu sayfada&#8230; </p>
<p>Biraz daha izin istiyorum, belki küllerimden yeniden doğmak için&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/zaman/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Mitingi</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/cumhuriyet-mitingi</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/cumhuriyet-mitingi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Apr 2007 19:01:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/cumhuriyet-mitingi</guid>
		<description><![CDATA[


Bugün yüzbinlerce insan Ankara, Tandoğan meydanında buluştu&#8230;
&#8220;Cumhuriyetimize sahip çıkalım&#8221; sloganıyla.
Kabul edelim, Cumhuriyet ve demokrasi, Türk Halkına altın tepside sunuldu. 1923 öncesi savaşan genç, yaşlı, kadın erkek onca şehit, gazi henüz Cumhuriyetin, demokrasinin anlamını bilmiyordu belki de&#8230; Bildikleri, vatanlarının bazı güçlerce paylaşılmaya çalışıldığı (-ki sonradan emperyalist güçler olduklarını öğrendiler) ve ülkeyi o dönem yönetenlerin onlarla işbirliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Cumhuriyet Mitingi" href="http://ufuk.agun.org/wp-content/uploads/2007/04/cumhuriyet_mitingi.jpg" rel="lightbox"><br />
<img id="image43" alt="Cumhuriyete Sahip Cik" src="http://ufuk.agun.org/wp-content/uploads/2007/04/cumhuriyet_mitingi.kucukresim.jpg" align="left" /><br />
</a><br />
Bugün yüzbinlerce insan Ankara, Tandoğan meydanında buluştu&#8230;<br />
&#8220;Cumhuriyetimize sahip çıkalım&#8221; sloganıyla.</p>
<p>Kabul edelim, <strong>Cumhuriyet ve demokrasi, Türk Halkına altın tepside sunuldu</strong>. 1923 öncesi savaşan genç, yaşlı, kadın erkek onca şehit, gazi henüz Cumhuriyetin, demokrasinin anlamını bilmiyordu belki de&#8230; Bildikleri, vatanlarının bazı güçlerce paylaşılmaya çalışıldığı (-ki sonradan emperyalist güçler olduklarını öğrendiler) ve ülkeyi o dönem yönetenlerin onlarla işbirliği içinde olmalarıydı&#8230;</p>
<p>Neler yaşandığını, dramatize etmeye gerek kalmaksızın hepimiz biliyoruz. Türk Milletinin kurtuluşunun savaşı bittiğinde, Gazi Mustafa Kemal&#8217;in dilediği bir rejimi yerleştirmek için gücü, güveni ve otoritesi mevcuttu. Öyle ki, yüzyıllardır var olan sistemi devam ettirmek mümkün ve olasılıkla daha kolayken &#8220;Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.&#8221; (1924) diyerek, Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasını sağlamıştır. Bu aşamadaki mücadele, topla, tüfekle, tırpanla meydanlarda yapılan mücadeleden çok daha zor iken, Mustafa Kemal ve yüzlerce aydın bunu mümkün kılmıştır. 10-15 yıl içerisinde gerçekleştirilen devrimler mucize denilecek derecede muntazamdır.</p>
<p><strong>Biz gençler, bize altın tepside sunulmuş bir cumhuriyetin çocuklarıyız</strong>. Paranın değerini bilmeyen zengin aile çocuklarından farkımız yok. Bugüne kadar hep cumhuriyetçi teyzeler, cumhuriyetçi amcalar gördük. Halbuki Mustafa Kemal Atatürk &#8220;Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.&#8221; sözleriyle bizlere emanet etmişti bu rejimi. </p>
<p>Gün gelip de, çocuklarımız yahut torunlarımız; &#8220;eskiden cumhuriyetle yönetiliyormuşuz&#8221; cümlesini kurmamalı!</p>
<p>Gün gelip de &#8220;bir zamanlar laik bir ülkede yaşıyorduk&#8221; cümlesini kurmamalıyız!</p>
<p>Bugün veya yıllar sonra, Cumhuriyetimizin temellerinin sarsılıp sarsılmadığının farkına, ayırdına varabilecek donanımda olmak zorundayız.</p>
<p>Sonsuz güzelliklere,<br />
Işık ve Sevgiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/cumhuriyet-mitingi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İçimdeki Ben (Pandomim)</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/icimdeki-ben-pandomim</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/icimdeki-ben-pandomim#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Mar 2007 21:58:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/icimdeki-ben-pandomim</guid>
		<description><![CDATA[Bir video gösterimi beni etkileyen&#8230;

Uzun olması nedeniyle yüklenmesi zaman alabilecektir ancak değeceğine inanıyorum.

Orjinal adresi: jerome murat
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir video gösterimi beni etkileyen&#8230;</p>
<p><span id="more-27"></span><br />
Uzun olması nedeniyle yüklenmesi zaman alabilecektir ancak değeceğine inanıyorum.</p>
<div align="center"><object width="425" height="332"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/36bqKzlBflHAo2Zkc"></param><param name="allowfullscreen" value="true"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/36bqKzlBflHAo2Zkc" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="334" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><a href="http://www.dailymotion.com/video/xf9oo_jerome-murat">Orjinal adresi: jerome murat</a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/icimdeki-ben-pandomim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gitmesene&#8230;</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/gitmesene</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/gitmesene#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2007 10:56:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Benden Bana]]></category>

		<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/44</guid>
		<description><![CDATA[Evden çıkarken artık bir paranoyam oldu, kapıyı açtığımda Kontes yahut Boncuk&#8217;un ayaklarımın arasından dışarı fırlayıp merdivenlerden çıkıp gözden kaybolmaları, benim de hiçbir şeyin farkında olmadan kapıyı kapatıp biryerlere gitmem&#8230; (Benim odama giriş çıkışlarım sırasında yaşanan rutin durum&#8230;) Bu nedenle bazen dış kapıyı açıp çıktıktan sonra her ikisinin de evde olduğundan emin olmak için tekrar eve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evden çıkarken artık bir paranoyam oldu, kapıyı açtığımda Kontes yahut Boncuk&#8217;un ayaklarımın arasından dışarı fırlayıp merdivenlerden çıkıp gözden kaybolmaları, benim de hiçbir şeyin farkında olmadan kapıyı kapatıp biryerlere gitmem&#8230; (Benim odama giriş çıkışlarım sırasında yaşanan rutin durum&#8230;) Bu nedenle bazen dış kapıyı açıp çıktıktan sonra her ikisinin de evde olduğundan emin olmak için tekrar eve giriyorum. Halbuki tatile giderken bile elektrik, su, gaz vb şeyleri bir kere kontrol etmem yeterlidir.<br />
<span id="more-44"></span></p>
<p>Dün evden çıkmadan önce yine benzer bir kontrol için geri eve girdim (o sırada ayakkabılarımı çıkarmadığımı kimse bilmiyor) Boncuk yatağın üzerine serilmiş, sanki geri dönüp bakacağımı bilircesine gözü odanın kapısında&#8230; (Normalde ben çıkarken yolcu eder, ayaklarıma dolanır) Öyle bir bakış, işve, naz vardı ki gözlerinde! Hele yine böyle durumlarda kullandığı ses tonuyla &#8220;<em>bırak o makinayı da biraz sev</em>&#8221; diye miyavlaması!.. </p>
<p>İşte o andan iki kare. Maalesef ayar yapma şansım olmadı, fotoğraf kalitesi düşük. (Küçük fotoğrafların üzerine tıklayınca biraz daha büyükleri açılıyor)<br />
<center><br />
<a title="Gitme" href="http://ufuk.agun.org/wp-content/uploads/2007/03/gitme1a.jpg" rel="lightbox"><br />
<img id="image41" height=87 alt=Gitme src="http://ufuk.agun.org/wp-content/uploads/2007/03/gitme1a.kucukresim.jpg" /><br />
</a></p>
<p><a title="Gitmesene" href="http://ufuk.agun.org/wp-content/uploads/2007/03/gitme2a.jpg" rel="lightbox"><br />
<img id="image43" height=87 alt=Gitmesene src="http://ufuk.agun.org/wp-content/uploads/2007/03/gitme2a.kucukresim.jpg" /><br />
</a><br />
</center></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/gitmesene/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kainata Yayılan Dalgalar</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/kainata-yayilan-dalgalar</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/kainata-yayilan-dalgalar#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2007 06:16:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Benden Bana]]></category>

		<category><![CDATA[İlhan İrem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/kainata-yayilan-dalgalar</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluğumun yazlarını bir Anadolu kasabasında tam bir “köy yaşantısı”yla geçirdim. Okulların kapanıp tatilin başlamasından kısa bir süre sonra, ciğerlerime temiz havayı çekeceğim köyümüze giderdim. Büyük şehrin yüksek binaları arasında gökyüzünü görmekte zorlanan bir çocuk için ne büyük mutluluktu. Tarlasını sulamak… deresinde balık tutmak… çobanlık yapmak… uçsuz bucaksız bir ovanın ortasında, masmavi gökyüzünün altında, sapsarı buğday [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluğumun yazlarını bir Anadolu kasabasında tam bir “köy yaşantısı”yla geçirdim. Okulların kapanıp tatilin başlamasından kısa bir süre sonra, ciğerlerime temiz havayı çekeceğim köyümüze giderdim. Büyük şehrin yüksek binaları arasında gökyüzünü görmekte zorlanan bir çocuk için ne büyük mutluluktu. Tarlasını sulamak… deresinde balık tutmak… çobanlık yapmak… uçsuz bucaksız bir ovanın ortasında, masmavi gökyüzünün altında, sapsarı buğday başaklarının arasında koşmak, yuvarlanmak… </p>
<p>Kerpiç, 3 göz odası olan sıcacık bir evi vardı dedemlerin, envai çeşit meyve ağaçlı bahçesi de cabası. Akşamları, evin bahçesinde brandadan kurduğumuz “Çadırdan Agarta”ya giderdik kuzenimle. Yıldızları seyretmek bambaşka olurdu, şehir ışıklarının kirletemediği gecede…</p>
<p><span id="more-39"></span></p>
<p>Şimdi rüya gibi gelen o yazlarda bir sorunum vardı. Aylarca ailemin sesini duyamamak. İşte o zaman çocukluk aklımla “komik” bir şey düşüncem vardı. Gecenin sessizliğinde gökyüzünü dinler, Annemin sesini duyacağımı sanırdım. 15-20 cm’lik kare camların ağaç çerçevelerle birleşmesinden oluşan pencerenin yanı başındaydı yatağım. Yıldızlara bakar saatlerce dinlerdim… Dedemin horlama sesi, benim uzayı dinleme girişimlerini sabote etmeye çalışırdı ama olsun…</p>
<p>Gel zaman git zaman, fizik dersleri almaya başladım okulda. Suya atılan taşlar nasıl da dalgalar yaratıyordu. Taşın atıldığı noktadan uzaklaştıkça dalga boyunda değişiklik olabiliyordu ama dalga yayılmaya devam ediyordu. Atlas Okyanusu’na bir meteor düşse, oluşturacağı dalga o kadar yüksek olur ki, bir zaman sonra onun dalga etkisi Haliç’e kadar uzanır. Ama bu etki bizim diğer dalgalardan ayırt edemeyeceğimiz kadar zayıflamış olur. </p>
<p>“Ses dalgası” kavramını öğrendim sonra… Aramda 1 metre olan bir kişiyi duyuyorum. 10 metre olunca biraz daha az ama yine de duyuyorum. 100 metre var ise duyamıyorum. Duyamama nedenim, bu mesafe içerisinde sesin “yok olması” mı? Elbette değil, sadece benim kulağımın algılayamayacağı bir frekansa düşmesi… O ses halen var olsa da bana “yok”muş gibi geliyor. Köpek düdüklerini duymuşsunuzdur, üflendiğinde insan tarafından duyulmaz ancak köpekler tarafından duyulabilir. </p>
<p>Yüksek sesli müzik dinlerken bu ses dalgalarının fiziksel olarak neler yapabileceğini de görebiliyorum; hoparlörün membranı nasıl gelgit hareketleri yapmakta. Karşısına geçtiğinizde sesin dalga dalga yayılışını içimiz titreyerek hissedebiliyoruz.</p>
<p>Sonra anladım ki, çocuk aklımla dinlediğim gökyüzünde yüz binlerce ses dalgası dolaşıyor. Hatta bu hareketin zaman aldığını düşünürsek (suya atılan taşın yarattığı dalgaların zamanla hareket etmesi gibi) geçmişe ait sesler dahi dalga hareketini sürdürüyor. Belki de bugünkü teknoloji veya duyu organlarımızla duyamayacağımız frekansta… “Kulağım çınladı birisi beni andı…” sözü nereden çıktı acaba?</p>
<p>Bir de şu konu var;<br />
Enerjinin korunumu kanunu. Bir şey yoktan var edilemez, vardan yok edilemez; ancak birbirine dönüşebilir. Yerlere düşen damlalar, buharlaşır, yeniden yağmur olur… </p>
<p>Elimize büyükçe bir taş alıp, denize atalım. Bu sırada ve sonrasındaki enerji dönüşümleri nelerdir:<br />
Besinlerden hücrelerimizin dönüştürdüğü enerji, kaslarımızda da hareket enerjisine dönüştü. Bu enerjiyi elimizdeki taşa aktardık. Taş havada hareket ederek yerçekimine karşı koyamayıp sonuçta suya düştü. Suyla teması sırasında hareket enerjisini suya aktardı. Suda dalgalar oluştu ve bu dalgalara yüklenmiş olan enerji suyla aktarılmaya başladı (aynı taşın havadaki hareketi gibi) Sonra dalga kıyıya ulaştı. Orada yok mu oldu? Kesinlikle hayır, enerji kaybolmaz ki. Kıyıda kayalar olduğunu düşünelim. Bu enerjinin bir kısmı kayalara aktarıldı. Kayalara aktarılan enerjinin etkilerini binlerce yılın sonunda görmek mümkün. Aktarılan bu enerjiler zamanla o kayaları param parça ediyor. Kumsallar nasıl oluştu ki? Kayalardan yansıyarak geri dönen enerji ise yolculuğuna bir başka kıyıya vurup yine dönmek üzere devam etti. </p>
<p>Güzel bir çocukluk hikayesinden nereye geldim değil mi? Sıkılmadan okuyacağınız ümidiyle devam etmek istiyorum. </p>
<p>Sonra ergenlik döneminde garip sorular sormaya başladım;<br />
- bir bardağa bakıp “bu bardağın şekli gerçekten böyle mi yoksa ben ve tüm insanlar mı böyle görüyor?”,<br />
- “çok iyi yalıtılmış bir kürenin içine, bir delikten anlık ışık tutsam, iç çeperlerinde yansıyarak sonsuza kadar hareket eder mi? Sonra bir gün açsam küreyi etrafı aydınlatır mı?”<br />
- “Düşüncelerim de ses gibi dalga dalga yayılıyor olabilir mi?”</p>
<p>Bu ve benzeri sorularımı konuşabileceğim tartışabileceğim kimse yoktu. Ne zaman konusunu açmak istesem “fazla ders çalışmış, beyni sulanmış” bakışlarını görebiliyordum. Zamanla baktım ki etrafımdaki insanları sıkıyorum, konuşmamaya başladım bu sorular üzerine…</p>
<p>Ama ses dalgalarına benzer şekilde düşüncelerin de dalga dalga yayıldığını, evrende düşüncelerin hareket ettiğini hayal ettim hep…</p>
<p>2004 yılında <a href="http://www.milliyet.com.tr/2004/05/19/yasam/axyas01.html" target="_blank">bir gazete haberini</a> gördüğümde bir garip his yayıldı içimde: <a href="http://www.milliyet.com.tr/2004/05/19/yasam/axyas01.html" target="blank">Bu haberde</a>, başınıza bağlanan elektrotlarla bir topu hareket ettirmek üzere bir düzenek olduğu yazıyordu. Haberdeki “Beyin Topu”nu biraz araştırdıktan sonra bilimsel çalışmayı yapan enstitüyü buldum:<br />
<a href="http://smart.tii.se/smart/projects/brainball/index_en.html" target="_blank">http://smart.tii.se/smart/projects/brainball/index_en.html</a><br />
Konuyla ilgili pek çok bilimsel açıklamaya buradan ulaşmak mümkün. Sistemin nasıl çalıştığını merak edenler <a href="http://www.i-p.se/doc/IPMB512K.wmv" target="_blank">http://www.i-p.se/doc/IPMB512K.wmv</a> adresindeki videoyu izleyebilirler.<br />
<a href="http://www.i-p.se/index.aspx?page=promotional" target="_blank">http://www.i-p.se/index.aspx?page=promotional</a> adresinde başka açıklama ve videolar da mevcut.</p>
<p>19 Mayıs 2004 tarihinde, İlhan İrem Yahoo mail grubunda bir yazı yazdım, “Beyin Dalgaları” başlıklı. Sonuç olarak benim için beynimizin, kayalara vuran su dalgaları gibi yahut camı kıran ses dalgaları gibi, düşünce dalgaları ürettiğine dair ispatı oldu bu çalışmalar. Bunları bir aracı kullanarak fiziksel etkiye dönüştürmek mümkündü. Hatta aracı kullanmadan, düşünceyle kaşıkların eğildiğini, bardakların kırılabildiğini de duydum, okudum. Bunlar uzak gibi gelse de şu an size, çok daha yakın gelebilecek örnekler vermek istiyorum. 2004 yılında grupta yazdığım maillerdeki gibi;</p>
<p>Bazı insanlarla tanıştığımızda hemen kanımız kaynar, bazı kişilere “nur yüzlü” der, hemen güven duyarız. Size güler yüzle günaydın diyen bir insana tepkimiz onun davranışıyla paraleldir. İşte bu aşamada “sevgi enerjidir”. Birbirimize aktardığımız, çevremize ve evrene yayılan bir enerji…</p>
<p>Bir yerde otururken size bakıldığını düşünüp başınızı çevirdiğinizde gerçekten birisinin size bakıyor olduğunu görürsünüz. Hiç konuşmuyor bile olsa, gergin bir insanın yanından uzaklaşmak istersiniz, aynı odada bulunduğunuz sürece sizi de bir gerginlik alır. Uzun süredir hiç görüşmediğiniz bir arkadaşınızı düşünmenizden kısa bir süre sonra karşılaşırsınız veya telefonunuz çalar, arayan odur… İlginç bir başka şey de halk arasında “Aklıma gelen başıma geldi” gibi bir sözün yer etmiş olmasıdır.</p>
<p>Düşüncelerimiz, hissedişlerimiz, isteklerimiz&#8230; Beynimizin kıvrımlarında dönen her şey dalga dalga yayılıyor evrene. İyi düşünceler, kötü düşünceler… Ve tüm bunlar, bugün yarın, bir şekilde kıyılara vuruyor ve evrenin bütünlüğü içinde bir fiziksel sonuç yaratıyor. Nasıl ki yıllarca ardı ardına kayalara vuran dalgaların, güçlerini birleştirip o kayalara etki etmesi gibi, düşünceler de birleşip olayları etkileyebiliyorlar. </p>
<p>İlhan İrem İstanbul Konseri… Binlerce Yüreğin saf temennileri birleşerek yağan yağmuru durdurmadı mı? “Bir Yıldız”, açılan bulutların arasından yıldızların altında söylenmedi mi?..</p>
<p><a href="http://ilhaniremkonserleri.com/hulusi-tunca-ilhan-iremle-bir-soylesi-kasim-2006" target="_blank">İlhan İrem’in Kasım 2006’da Hulusi Tunca ile yaptığı özel röportaj</a>dan:<br />
“Kainat derin düşüncelerle dönüşür, büyülenir. ”</p>
<p><a href="http://ilhaniremkonserleri.com/hulusi-tunca-ilhan-iremle-bir-soylesi-kasim-2006" target="_blank">Aynı röportaj</a>da İzmir Konserinde yağmurun durmayışı üzerine söyledikleri de konuyla çok ilgili:<br />
“Tümüyle inanç konusudur… Kitleyi ilgilendiren oluşumlarda ruhların eksiksiz buluşması gerek. Büyülü desen hiçbir negatif yaklaşımla, hiçbir noktasında kararmamalı.”</p>
<p>Bu evreni oluşturan bütünün parçalarıyız ve kainat bizim düşüncelerimizle şekilleniyor… </p>
<p>Karanlık hiçbir zaman yok olmayacak ancak bizim bu mavi gezegene daha fazla ışığı, daha fazla sevgiyi sadece isteyerek getirebileceğimizi biliyorum. </p>
<p>Işık ve Sevgiyle…<br />
09.02.2007</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/kainata-yayilan-dalgalar/feed</wfw:commentRss>
<enclosure url="http://www.i-p.se/doc/IPMB512K.wmv" length="1848743" type="video/x-ms-wmv" />
		</item>
		<item>
		<title>Yorum Linklerini Ayrı Pencerede Açmak</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/yorum-linklerini-ayri-pencerede-acmak</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/yorum-linklerini-ayri-pencerede-acmak#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2007 01:53:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Wordpress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/yorum-linklerinin-ayri-pencere-acilmasi</guid>
		<description><![CDATA[Wordpresste yorum yapan kişilerin isimlerine tıklanınca web siteleri açılmakta. Ancak bunlara tıklandığında tarayıcı ayrı bir pencere yerine, sizin bloğunuzun bulunduğu pencerede bu siteyi açıyor.
Bunun yerine yorum yazarının sitesinin ayrı pencerede açılmasını isterseniz,

Wordpress 2.1&#8216;de
wp-includes klasörü içerisindeki comment-template.php dosyasında (48. satır);
rel=&#8217;external nofollow&#8217;>$author
yazan yeri silip yerine

rel=&#8217;external nofollow&#8217; target=&#8217;_blank&#8217;>$author
yazın. (Satırı tam olarak yazamadım, gönderide kod yazımında sorun var, daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Wordpresste yorum yapan kişilerin isimlerine tıklanınca web siteleri açılmakta. Ancak bunlara tıklandığında tarayıcı ayrı bir pencere yerine, sizin bloğunuzun bulunduğu pencerede bu siteyi açıyor.</p>
<p>Bunun yerine yorum yazarının sitesinin ayrı pencerede açılmasını isterseniz,<br />
<span id="more-37"></span></p>
<p><strong>Wordpress 2.1</strong>&#8216;de<br />
<strong>wp-includes</strong> klasörü içerisindeki <strong>comment-template.php</strong> dosyasında (48. satır);</p>
<p>rel=&#8217;external nofollow&#8217;>$author</a><br />
yazan yeri silip yerine<br />
<!--code>$return = &#8220;<a href='$url' rel='external nofollow'>$author</a>&#8220;;</code--></p>
<p>rel=&#8217;external nofollow&#8217; <strong>target=&#8217;_blank&#8217;</strong>>$author</a><br />
yazın. (Satırı tam olarak yazamadım, gönderide kod yazımında sorun var, daha sonra ilgilenebileceğim)<br />
<!--code>$return = &#8220;<a href='$url' rel='external nofollow' target='_blank'>$author</a>&#8220;;</code--></p>
<p><strong>Wordpress 2.0.5</strong>&#8216;te ise aynı işlemi<br />
<strong>wp-includes</strong> klasörü içerisindeki <strong>comment-functions.php</strong> dosyasında (366. satır); gerçekleştirin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/yorum-linklerini-ayri-pencerede-acmak/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>3 Mart&#8217;ta Ay, tam tutuluyor</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/3-martta-ay-tam-tutuluyor</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/3-martta-ay-tam-tutuluyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2007 08:15:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/20070219/3-martta-ay-tam-tutuluyor/</guid>
		<description><![CDATA[03 Mart 2007&#8242;yi 4 Mart&#8217;a bağlayan gece, Ay tam olarak tutulacak, yani Ay dolunay halindeyken, Dünya Ay ile Güneş arasına girecek ve Dünyanın gölgesi ayın üzerine düşecek. Güzel olan da, eğer bulutlu bir gece olmaz ise tüm Türkiye&#8217;den bu olay gözle izlenebilecek.
Tutulmaya dair Nasa&#8216;da yayınlanan saatler aşağıdaki gibi (UT zamanlarına +2 saat ekledim):
Penumbral Eclipse Begins  : [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>03 Mart 2007&#8242;yi 4 Mart&#8217;a bağlayan gece, Ay tam olarak tutulacak, yani Ay dolunay halindeyken, Dünya Ay ile Güneş arasına girecek ve Dünyanın gölgesi ayın üzerine düşecek. Güzel olan da, eğer bulutlu bir gece olmaz ise tüm Türkiye&#8217;den bu olay gözle izlenebilecek.</p>
<p><span id="more-36"></span>Tutulmaya dair <a title="Ayrı pencerede açılacaktır" href="http://sunearth.gsfc.nasa.gov/eclipse/OH/OH2007.html" target="_blank">Nasa</a>&#8216;da yayınlanan saatler aşağıdaki gibi (UT zamanlarına +2 saat ekledim):</p>
<blockquote><p>Penumbral Eclipse Begins  : 22:18:11<br />
Partial Eclipse Begins        : 23:30:22<br />
<strong>Total Eclipse Begins       : 00:44:13<br />
Greatest Eclipse             : 01:20:56</strong> <br />
<strong>Total Eclipse Ends          : 01:57:37</strong><br />
Partial Eclipse Ends           : 03:11:28<br />
Penumbral Eclipse Ends     : 04:23:44</p></blockquote>
<p>Koyu olarak yazdığım saatler tam tutulmanın başlayış ve bitiş zamanları. 01:20&#8242;de Ay, tam olarak gölgede kalacak. Çalışan kişiler için, Cumartesi gecesine denk geliyor olması nedeniyle o saatte uyanık olunabilir.</p>
<p>Bu arada bir bilgi, Ay tutulmasını çıplak gözle izlemenin bir sakıncası yok yani Güneş tutulmasındaki gibi disketleri açarak filtre yapmak gerekmiyor.</p>
<p>Daha ayrıntılı bilgi için:<br />
<a href="http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy/buay/aytut11.html">http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy/buay/aytut11.html</a><br />
<a href="http://sunearth.gsfc.nasa.gov/eclipse/OH/OH2007.html">http://sunearth.gsfc.nasa.gov/eclipse/OH/OH2007.html</a></p>
<p><strong>Not:</strong> Ay veya Güneş tutulmasının depremlerle ilişkisi bilimsel olarak ispatlanmamıştır. Ayrıca istatistiklerde de herhangi bir ilişki görülmemektedir. Bu nedenle bu güzel doğal olayını olabildiğince keyfini çıkartarak izleyelim. Kötü düşünceler üreterek kendimizi üzmeyelim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/3-martta-ay-tam-tutuluyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Google İstanbul ve 50 YTL</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/google-istanbul-ve-50-ytl</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/google-istanbul-ve-50-ytl#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2007 13:00:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilişim &amp; Güvenlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/20070216/google-istanbul-ve-50-ytl/</guid>
		<description><![CDATA[ Eğer sahibi olduğunuz, çok büyük olmayan bir şirketiniz varsa yakında &#8220;Sizi Google İstanbul&#8217;dan arıyoruz&#8221; diyen birisi tarafından telefonla aranabilirsiniz.
http://www.google.com/ ile hiçbir alakası olmayan bu site, 50 YTL karşılığında firmanızın ofisinin vs. fotoğraflarını çekip Google İstanbul&#8217;da yayınlayacaklarını ve diğer aktivitelerden ücretsiz faydalanılacağını belirtiyor. Google ile alakalı olmadıklarını kendileri de, siteleri Türkçe olmasına karşın, küçük harfler ile ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img id="image33" title="about_logo.gif" alt="about_logo.gif" src="http://ufuk.agun.org/wp-content/uploads/2007/02/about_logo.kucukresim.gif" align="left" /> Eğer sahibi olduğunuz, çok büyük olmayan bir şirketiniz varsa yakında &#8220;Sizi Google İstanbul&#8217;dan arıyoruz&#8221; diyen birisi tarafından telefonla aranabilirsiniz.</p>
<p><span id="more-34"></span><a href="http://www.google.com/">http://www.google.com/</a> ile hiçbir alakası olmayan bu site, 50 YTL karşılığında firmanızın ofisinin vs. fotoğraflarını çekip Google İstanbul&#8217;da yayınlayacaklarını ve diğer aktivitelerden ücretsiz faydalanılacağını belirtiyor. Google ile alakalı olmadıklarını kendileri de, siteleri Türkçe olmasına karşın, küçük harfler ile ve İngilizce olarak yazmışlar&#8230;</p>
<p>Google&#8217;in Türkiye&#8217;de bulunan şirketi konuyla ilgili bir çalışma yapar mı, yapılan yasal mı değil mi bilemiyorum. Ancak sitelerine girince epey şirketin 50 YTL&#8217;yi vermiş olduğunu görmek mümkün&#8230;</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/google-istanbul-ve-50-ytl/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nurlu Kapılarda&#8230;</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/nurlu-kapilarda</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/nurlu-kapilarda#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2006 06:04:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Benden Bana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/20070201/siyah-noktalar/</guid>
		<description><![CDATA[Nurlu kapıların Cennet Havarisine!..
Çok güzel bir birlikteliğin koynundayız&#8230;
Kimilerinin düşlerinde dahi görmediği, kimbilir göremeyeceği gerçekliklerdeyiz&#8230;
Bunun bir bedeli var; ödedik, ödüyoruz&#8230;
&#160;
&#160;

Ama bedelin ne olduğunu karıştırmamak gerek; şevkimizi kaybetmek, güzelliğimizin tohumlarını ekmemek değildir bedel!
Daha az anlaşılacak, daha az insan ile paylaşabileceğiz Cennetimizi&#8230; Daha kırılgan olacağız belki, çünkü beklenilmeyen tepkiler, insanların ikiyüzlülükleri daha da acıtacak içimizi&#8230; Beyaz kağıttaki siyah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://ufuk.agun.org/wp-content/uploads/2007/02/674511_75519647_kucuk.jpg" align="left" />Nurlu kapıların Cennet Havarisine!..</p>
<p>Çok güzel bir birlikteliğin koynundayız&#8230;<br />
Kimilerinin düşlerinde dahi görmediği, kimbilir göremeyeceği gerçekliklerdeyiz&#8230;</p>
<p>Bunun bir bedeli var; ödedik, ödüyoruz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span id="more-31"></span></p>
<p>Ama bedelin ne olduğunu karıştırmamak gerek; şevkimizi kaybetmek, güzelliğimizin tohumlarını ekmemek değildir bedel!<br />
Daha az anlaşılacak, daha az insan ile paylaşabileceğiz Cennetimizi&#8230; Daha kırılgan olacağız belki, çünkü beklenilmeyen tepkiler, insanların ikiyüzlülükleri daha da acıtacak içimizi&#8230; <strong>Beyaz kağıttaki siyah noktalar</strong> daha belirgin olur&#8230;  Önceden görmediklerimizi görecek, önemsemediklerimiz artık üzecek&#8230; Zamanla hem siyah noktalar azalacak (üfleyeceğiz), hem artık küçücük görünecek, güleceğiz onlara&#8230;</p>
<p>Yapacağımız çok iş, alacağımız çok yol var&#8230;<br />
Oyalanmayalım &#8220;küçük siyah noktalarla&#8221;&#8230;<br />
Yaşadıklarımız, rüyalarımızı pekiştirmek için sunuluyor önümüze&#8230; Engel olsun diye değil&#8230;</p>
<p>Şimdi&#8230;<br />
Var olan en güzel ve değerli kitabının bir sayfasını daha çevir, arkanda kalsın dün&#8230; Aldığımız bir ders var ise, zihnimize yazalım&#8230; Ama olayı, kişileri bir önceki sayfada bırakalım&#8230; Zira onlar bu dersi bize vermek için görevliydiler, belki de kendilerini feda ettiler&#8230;</p>
<p>Sonra&#8230;<br />
Cennetimizde davetler vereceğiz DOSTlarla&#8230;<br />
Diğerlerinin hayal edemeyecekleri buluşmalar&#8230;<br />
&#8220;<strong>Kainat Güzelleri</strong>&#8220;&#8230;</p>
<p>Yunus&#8217;tan bitirelim sözü:</p>
<p>&#8220;<em>Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz kandan gelir<br />
  Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir</em> &#8220;</p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/nurlu-kapilarda/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İrem Bağı</title>
		<link>http://ufuk.agun.org/irem-bagi</link>
		<comments>http://ufuk.agun.org/irem-bagi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2006 13:03:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İlhan İrem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufuk.agun.org/20061205/irem-bagi/</guid>
		<description><![CDATA[İlhan İrem&#8217;in 1985 yılında kurduğu İrem Bağı nihayet faaliyete geçeceğini duyurdu. Hemen her sanatçının bir Fan kulübünun olduğu yetmişli yıllardan bu yana açılan ilk fan klüp niteliğini taşıyan İrem Bağı&#8217;nın üyelere kimlik kartı, imzalı fotoğraf gönderilmesi, konserlerde indirim sağlanması, İlhan İrem&#8217;in kaset ve kitaplarında indirim sağlanması gibi bilinen fan klüp etkinliklerinin yanı sıra tüm insanların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>İlhan İrem&#8217;in 1985 yılında kurduğu İrem Bağı nihayet faaliyete geçeceğini duyurdu. Hemen her sanatçının bir Fan kulübünun olduğu yetmişli yıllardan bu yana açılan ilk fan klüp niteliğini taşıyan İrem Bağı&#8217;nın üyelere kimlik kartı, imzalı fotoğraf gönderilmesi, konserlerde indirim sağlanması, İlhan İrem&#8217;in kaset ve kitaplarında indirim sağlanması gibi bilinen fan klüp etkinliklerinin yanı sıra tüm insanların kardeşçe yaşadığı bir sevgi atmosferi gerçekleştirmeye çalışacağını açıklayan basın duyurusunda, &#8220;bizce en büyük gerçek yaşamın içinde hissedilerek aksiyona sokulan evrensel sevgi enerjisidir&#8230; Herkes kendi gerçeğini yaşar ve evrende tüm ihtimaller gerçektir. Bizim de onların gerçeklerine, bize zararları dokunmadığı sürece saygı duymamız gereklidir&#8221; deniyor.</p>
<p>Tahmin edileceği gibi İrem Bağı&#8217;nın sloganı &#8220;Işık ve Sevgiyle &#8230;&#8221; İrem Bağı ile ilgili daha geniş bilgi almak isteyenler aşağıdaki adreslere yazabilirler;<br />
PK.18 Ataköy (Aykut Antmen),<br />
PK.39 Kızıltoprak (Murat Ağcabay),<br />
PK.211 Aksaray (Celal Kodamanoğlu)</p>
<p>Haziran 1990<br />
Boom Müzik Dergisi</p></blockquote>
<p><em>Not: İrem Bağı, 1985 yılında bir araya gelmiş İlhan İrem dinleyicileri tarafından oluşturulmuştu. Yani, yukarıdaki 1990 yılına ait haberde belirtildiği gibi İlhan İrem tarafından kurulmamıştır.</em></p>
<p><span id="more-26"></span></p>
<p>1980’li yıllar, Pencere, Köprü ve Ötesi üçlemesinin ve kitabının yayımlandığı, İlhan İrem’in, aslında her şeyin başlangıcı olan “Ben kimim?” sorusuyla başlayan hayatı sorgulayıp açılımlarını anlattığı zamanlar. Son albümüyle halen üzerinde durduğu “Ötesi”ne dair tohumların yeşerdiği ve çevresine yansımaya başladığı yıllar… İşte daha o zamanlarda, bizlerin halen kavrayamadığı bu açılımları yüreklerine eken “Birileri” 20 yıl öncesinin olanaklarına göre çok güzel çalışmalara imza atmışlardır. “Sevecen” dergisinin yayınlanması bunların başında sayılabilir. Işık ve sevgiyle felsefesinin, bugünkü etki alanı bu kadar geniş ise, 1985 yılında bir araya gelmiş olan o kişilerin bunda büyük emeği vardır.</p>
<p>Sadece bu felsefenin yayılması değil, İlhan İrem’in o dönemlerden bu yana, iç uzaylarına çekilerek yarattığı muhteşem yapıtlarda da o güzel Yüreklerin etkisi yadsınamaz. Şöyle ki, İlhan İrem’in o yıllardaki populerliği sonrasında kapılarını medyaya ve şarlatan dahilere kapatması sonucunda, asılsız iddia ve karalamalardan korunmasında mücadele vermişlerdir. Bu bağ olmasa, halen “Konuşamıyorum” şarkısının, kendisiyle birlikte Boğaz Köprüsü’nden intihar etmeye ikna ettiği sevgilisinin aşağıya atlaması, ancak kendisinin atlamaması sonrasında yazdığını bir doğru olarak kabul edebilirdik. Bu ve benzeri pek çok <strong>asılsız haber</strong> İrem Bağı olgusunun temelini atan kişiler ve sonrasında “açılımları yüreklerine eken” başka “Birileri” sayesinde engellendi, engelleniyor… Bu bağ her geçen gün büyüyor… büyüyor…</p>
<p>İrem Bağı, “&#8230;Herkes kendi gerçeğini yaşar ve evrende tüm ihtimaller gerçektir&#8230;” diyor ilk basın duyurusunda. Benzer gerçekliklere sahip insanların bir bütünü oluşturduğu hissediş birlikteliğidir İrem Bağı…</p>
<p>Bugün, 1985 yılında ilk gülücükleri yaşamış, kimi aramızda olmayan o büyük insanların hissedişlerine sahip binlerce Sevecen var. O sevecenler, türlü ortamlarda çıkan asılsız haberlerle, Işık ve Sevgiyle felsefesini kişisel menfaatleri uğruna kullanmaya çalışanlarla, bu felsefeyi ısrarla çıkmaz serüvenlere sürükleme niyetinde olanlarla mücadele ediyor… O sevecenler, İrem’in tüm üretimlerine ulaşmaya çalışıyor, daha iyi kavramaya gayret gösteriyor, <strong>araştırıyor</strong>, kendisini geliştiriyor. Romantik aşk şarkılarıyla başlayan büyü, her geçen gün anlatılmaz senfonilere dönüşüyor. Kendi içinde evrim geçiriyor pek çok Sevecen. İlhan İrem dinlemeye başladığımız gün ile bugünü karşılaştırırsak tarifi zor değişimler geçirmiş olduğumuzu farkedeceğiz.</p>
<p>İlhan İrem, fiziksel bedeninden sıyrılacak bir gün… O’na olan sevgimiz, yolundan edemeyecek yolcuyu… Işık ve Sevgiyle, bizlere bırakılmış bir emanet olacak, sonrakilere teslim etmek üzere…</p>
<p>İrem Bağı; Bir hissediş birlikteliği…<br />
Evrensel sevginin ışıklı neferleri…<br />
En gencinden, yaşı en ileri olanına aynı büyülü nefesi içine çekenlerdir onlar…<br />
Benim, Sensin, Biziz!..</p>
<p>Et ile tırnak bütündür… Yaşadığımız coşkular, yaptığımız buluşmalar, yazdığımız yazılar İrem’in bahçesine ekilen güllerdir…<br />
Yabani otlar tutuşacaktır…</p>
<p>Işık ve Sevgiyle…</p>
<p>Ağustos 2006</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufuk.agun.org/irem-bagi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
